FOTOĞRAFLARLA İLİMİZ BALIKESİR
(Değerli Ziyaretçilerimiz, burada yer alan fotoğraflar öğretmenimiz Birol AKMANOĞLU tarafından çekilmiştir.Alıntı yaparken okulumuzun adını belirtirseniz seviniriz.)

ALACAMESCİT TOPLANTISI
18 Mayıs 1919 Alacamescid’de mevlid okunmasının ardından toplanan Balıkesirliler, ülke içindeki işgal hareketlerini protesto ederek, izleyecekleri politikayı burada belirlemişlerdir.Kuvayi Milliye hareketinin ortaya çıkmasında bu toplantı çok önemlidir.balıkesir'de müze bahçesindeki duvara asılan bu mermer kaidede , bu toplantı hakkında bilgi ve katılanların adları yer almaktadır.

TARİHİ OSMANLI ŞADIRVANI
Saat Kulesi yakınındaki şadırvanı, 1908’de Ömer Ali Bey yaptırmıştır. Yüksek, yuvarlak bir kaide üzerine pembe granitten sekizgen bir havuz oturtulmuştur. Sekizgenin her kenarına bir musluk yerleştirilmiştir. Su haznesinin üstünde pembe granitten yedi sütunun taşıdığı soğan biçimli bir kubbesi vardır.

BALIKESİR SAAT KULESİŞehrin merkezinde, Belediye parkı içindeki bir yamaç üzerinde bulunan saat kulesini, giriş kapısı üzerindeki kitabeden anlaşıldığına göre, (1827)’de Silistre Valisi Girid-i Zade Mehmet Paşa yaptırılmıştır. Galata Kulesi’nin bir benzeri olduğu söylenmektedir.Şu anda hala çalışır durumdadır.

TARİHİ GAR BİNASI
Fransızlar tarafından 1912 yılında yaptırılan tarihi bina ve çevresi, otantizmi, Çevre Düzeni ve temizliği ile 2007 yılında ödüle layık görüldü.

KURTDERELİ MEHMET PEHLİVAN ANITI
(1864, Razgrad - 1939, Balıkesir), Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde doğdu. Balıkesir'e göç etti. 1,95 metre boyundaydı. Zamanının tüm ünlü güreşçileri ile güreşti. Fransa, Britanya, Hollanda ve Amerika gibi ülkelere seyahat etti ve bu ülkelerde yaptığı güreşlerde hiç yenilmedi. 75 yaşında Balıkesir'de vefat etti. Mehmet Pehlivanın diğer pehlivanlardan ayıran ve kendisine Atatürk tarafından 1931 yılında 1.000.-Lira ödül verilmesine sebep olan, O'nun” Ben her güreşte arkamda Türk Milletinin bulunduğunu ve milletin şerefini düşünürüm" Sözleridir. Her yıl adına köyünde Kırkpınar'dan sonra Türkiye'nin en büyük yağlı güreşleri düzenlenmektedir.Balıkesir'de adını taşıyan kapalı spor salonu ve kendisinin büyük boyutta yukarıda gördüğünüz anıtı yaptırılmıştır.

ATATÜRK PARKI UÇAĞI
9. Ana Jet Üs Komutanlığı, Balıkesir
191. Filo (Kobra) - F-16C/D Fighting Falcon
192. Filo (Kaplan) - F-16C/D Fighting Falcon
9. Ana Jet Üs Komutanlığı Arama-Kurtarma Kolu - AS-532 Cougar Mk.1
Balıkesir’de kurulan 9'uncu Jet Üs Komutanlığı, Türk Hava Kuvvetleri’nin ilk jet üssü, 191, 192 ve 193'üncü filolar da ilk jet filoları olmuşlardır.

BALIKESİR ATATÜRK PARKI
Şehrin merkezinde, çam ve çitlenbik ağaçları ile kaplı parkımız; gazinoları çocuk bahçeleri ve iki büyük havuzu ile geniş bir alana yayılmaktadır.İlimiz Kuvâ-yi Milliye Etkinlikleri ile Altıeylül Milli Fuarı etkinlikleri bu alan içerisinde yapılmaktadır. Atatürk Anıtı da park sahası içinde olup, 6 Eylül 1963’de tamamlanmıştır.

BALIKESİR TREN İSTASYONU
Balıkesir Gar Ege'yi Marmara'ya bağlayan bir köprü görevi yapmış ve yapmaktadır. Bölgenin tarımsal ürünlerinin yanı sıra, madenlerin(bor) liman ve belli merkezlere ulaştırıldığı önemli bir arterdir. Demiryollarının yapımı ise Birinci Meşrutiyet'ten sonra hızlanmıştır. İl sınırları içinde; 9 Eylül Ekspresi, İzmir Mavi Treni, Karesi Ekspresi, Ege Ekspresi ve 6 Eylül Ekspresi gibi tren hatlarının durakları bulunmaktadır.

TARİHİ BALIKESİR GAR BİNASI
Balıkesir Gar'ının işletmeye açılış tarihi 1912'dir. Fransızlar tarafından yapılan gar binasının proje başlangıç tarihi 1911 olarak tespit edilmiştir. Yapım esnasında ufak tefek değişikliklere uğramıştır. Bina kalsist tarza bir örnektir. Dikdörtgen plan şemail olup, yapıda simetri hakimdir. Giriş kısmı öne çıkarılıp, çatı katı yapılarak dik bir çatı ile vurgulanmıştır. Pencere söveleri ve kat silmelerindeki taş işçiliği bu garda daha farklı düzenlenmiştir.

YEŞİLLİ CAMİİ
Eski Kuyumcular Mahallesi’ndeki camiyi kimin yaptırdığı bilinmemektedir. Yalnızca cami üzerindeki yazıttan Külahçızade Hacı Mustafa Efendi tarafından 1786’da onarıldığı anlaşılmaktadır. Cami dikdörtgen plânlı, ahşap çatılı küçük bir yapıdır. Yeşil renge boyandığından ötürü de Yeşilli Cami ismiyle halk arasında tanınmaktadır. Zeminden biraz yüksekte olan caminin çift kanatlı bir son cemaat yeri vardır. Buradaki bir merdivenden, üst kattaki kadınlar mahfiline çıkılmaktadır. İbadet yeri oldukça basit olup, mihrabın iki yanında kaideleri duvara gömülü üçer sütun bulunmaktadır. Sütunlar arasındaki yüzeylerin üstünde pencereler ve frizler bulunmaktadır. Dışarıya doğru çıkıntı yapan mihrap oldukça sadedir. Mihrabın içerisinde XIX.yüzyılın ikinci yarısında çok sık rastlanan ışın motifleriyle, tepedeki madalyonda da Allah yazısı görülmektedir. Oldukça basit olan ahşap minber boyanmış ve özelliğini yitirmiştir. Giriş kapısının üzerinde altı ahşap sütuna dayanan balkon görünümünde kadınlar mahfili bulunmaktadır. Caminin taş minaresine son cemaat yerinden çıkılır. Silindir gövdeli olan minarenin altında mukarnas dizileri dikkati çekmektedir.

BALIKESİR'DEN BİR GÖRÜNTÜ(Arka fonda Zağnos paşa Camisi var)

ZAĞNOS PAŞA CAMİSİ
1461 yılında Fatih Sultan Mehmet'in vezirlerinden Zağnos Paşa tarafından Balıkesir'de bir külliye olarak yaptırılmıştır. Günümüzde hamamı ve camiisi ayaktadır. Camii Fatih'in 48 adamının görevlendirilmesiyle 6 haftada yaptırılmış ve 3 Mart 1461 günü büyük bir merasim töreniyle ibadete açılmıştır. 1897 yılında yıkılan cami ve türbe 1908’de Balıkesir mutasarrıfı Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır.. 1000 kişilik kapasitesiyle Balıkesir'in en büyük camiidir. Balıkesir'in tam ortasında yer almaktadır. Camii Atatürk'ün ilk ve tek hutbesini okuduğu camiidir.Balıkesir’in en büyük camisi olup, kare plânlıdır.

ZAĞNOS PAŞA CAMİSİ GÜNEŞ SAATİ
Caminin avlusunun güneyinde, güneş saati vardır. Kısa ve kalın bir sütunun üzerine oturtulmuş bir tablada saat dilimleri işaretlenmiştir. Ortasında demir bir çubuk vardır. Saat demir çerçeveli olup dilimler silinmiştir.

ATATÜRK'ÜN BALIKESİR HUTBESİ
07.02.1923 tarihinde Atatürk Zağnos Paşa Camisinde ünlü hutbesini okumuştur. Mustafa Kemal Atatürk sürekli Anadolu'yu dolasarak,halkının yanında olmus,sorunlarını dinlemiş,Cumhuriyet'in kurulmasına yardımcı oldukları gibi korumalarını da istemistir.
Nitekim,7 Şubat 1923 günü öğleyin Paşa Camii'nde okunan mevlidden sonra minbere çıkarak yaptigi konusmada da bu konulara deginmistir.
"Balıkesir Hutbesi" diye anılan bu konuşmasında "Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun" diyerek söze başladı ve kurulacak yeni devletin temel esasları ile devrimler ve cumhuriyete ışık tutan mesajlar verdi.

ZAĞNOS PAŞA TÜRBESİ
Türbenin orijinali camii gibi depren nedeniyle yıkılınca bugünkü şekliyle tekrar yapılmıştır.Kapısı üzerindeki kitabede 1913 tarihi bulunmaktadır.Sekizgen planlı yapının her bir köşesinde bir sütun bulunmakta ve bu sütunları birleştiren kemerler’de ahşap Bağdadi bir kubbeyi taşımaktadır.Türbe camekanlarla kaplıdır.Eskiden burayı beklemekle görevli Türbedar ve ve Kur’an okuyan Cüzhanlar görev yapmaktaydı.Türbedeki İkinci sandukanın Paşa’nın eşi ve Oruç Gazi Beyin kızı olan Sitti Nefise Hatuna ait olduğu sanılmaktadır.Türbenin etrafında ise ailenin diğer fertleri yatmaktadır.

BALIKESİR KUVAYI MİLLİYE MÜZESİ
Müze 6 Eylül 1996 tarihinde hizmete açılmıştır. 2008 yılında Müze Teşhir Binası ile Teşhir Tanzimi yeniden elden geçirilerek 26 Aralık 2008 tarihinde bugünkü haliyle tekrar hizmete açılmıştır. İki seksiyondan oluşan Kuva-yi Milliye Müzesi'nin 120 m²'lik zemin katında; Balıkesir'de Kuva-yi Milliye'nin kurulmasına öncülük etmiş 41 kişinin aldıkları yazılı kararlar, kongrenin kararları, bu kahramanların zatî eşyaları, fotoğrafları ile Atatürk'ün Balıkesir'e gelişlerinde çekilmiş fotoğrafları sergilenmektedir. Yine 120 m²'lik ikinci katında ise, ilimizde ortaya çıkan arkeolojik eserler ile etnografik eserler sergilenmektedir. Kuva-yi Milliye Müzesi’nde 4.573 adet envanterlik, 20.000 adet etütlük eser bulunmaktadır.

ATATÜRK PARKI YANINDA BULUNAN ATATÜRK ANITI VE MEYDAN

ATATÜRK PARKINDAN BİR GÖRÜNTÜ

BALIKESİR GARDA BULUNAN TARİHİ LOKOMOTİF
Trenlerin özellikle de buharlı lokomotiflerin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek çok hayranı bulunmaktadır. Bir lokomotifi bir demiryolu tesisini görmek için tren severler pek çok zahmete katlanmakta, uzaklıkta sınır tanımamaktadır. Bu gün ülkemizde görülmese de Amerikada ve Avrupada trenseverler kendi aralarında oluşturdukları dayanışma gruplarını yarattığı maddi ve manevi sinerji ile atıl vaziyetteki lokomotifleri istasyon binalarını tekrar faaliyete geçirmektedirler.
Ülkemiz demiryolu tarihine ve geçmiş mirasımıza sahip çıkmalı ve bu tip tarihi eserlerimize hak ettiği sevgi ve değeri vermeliyiz.Bu bilincide genç nesillere öğretmenliyiz.
|