FOTOĞRAFLARLA BANDIRMA
(Değerli Ziyaretçilerimiz , bu sayfadaki fotoğraflar Sosyal Bilgiler Öğretmenimiz Birol AKMANOĞLU tarafından çekilmiştir.Kesinlikle alıntı ve kopya değildir.Bu sayfadaki fotoğrafları kullanırken okulumuzun adını belirtmenizi rica ediyoruz.)

TATLISU KÖYÜ KIYILARI
Tatlısu köyü Kapıdağ Yarımadasının Doğu kısmındaki sahillerinin turizm bakımında en gelişmiş ve en hareketli olanıdır. Köy merkezi turizm yönünden bir nitelik taşımasa da köye bağlı olan koylarda konaklama, eğlence ve denize girerek tatil yapma olanakları bulacaksınız. Köy Bağlı olan Büyük Bakraç, Küçük Bakraç ve Liman Kampı olarak adlandırılan koylarda 3 yıldızlı otel ve pansiyon ve moteller bulunmaktadır. Köy halkının geçim kaynağının büyük bir bölümünü balıkçılık oluşturmaktadır.Yine tarım ve zeytincilik köy ekonomisine katkı sağlamaktadır. Tatlısu köyü Kapıdağ'ın eski köylerinden biridir.

BANDIRMA VE DÖRT MEVSİM ESEN RÜZGARI:"DEĞİŞMEYEN İKİLİ"

BANDIRMA KARŞIYAKA KÖYÜ VE BALIKÇI LİMANI
Karşıyaka Köyü Çakıl köyünden önce doğu kıyı şeridinin en son köyüdür. Köy balıkçılık bakımından olduça gelişmiştir. Balıkçılık köy ekonomisinin önemli bir kısmını oluşturur. Son yıllarda yapılan köy limanı bir çok balıkçı kayığını barındırabilecek niteliktedir.

BANDIRMA EDİNCİK 650 YILLIK TARİHİ ANIT ÇINAR
Balıkesir'in Bandırma İlçesi'ne bağlı Edincik Beldesi'ndeki tarihi çınar ağacı 650 yıldır sağlam duruyor. Edincik belde merkezindeki 30 metre boyunda ve 6 metre genişliğindeki tarihi çınar ağacına 1357 yılında Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa'nın Rumeli'ye geçerken altında oturarak dinlendiğini ve atını bağladığı söylenir.Geçmiş yıllarda yıldırım düşmesi sonucu ağacın büyük bölümü yandı.Yıllardır bu tarihi çınarın , Edincik Beldesi'ne bereket uğur getirdiğine inanılır. Her yaz hıdrellezde Edincik halkı ve çevreden gelen yerli turistler burada piknik yaparak, çınar ağaçı altında yemek yerler.

EDİNCİK KÖYÜ
Bandırma İlçenin Batısında kalır. İlçeye uzaklığı 12 Km olup, Bandırma Çanakkale karayolu üzerindedir. Edincik´in kuruluşu M.Ö. 4000 2500 yıllarına dayanmaktadır. M.Ö 1073 800 dönemlerinde Persler, Makedonlar ve Roma Bizans hâkimiyetinde kalan şehrin adı Adrestia olarak geçmektedir. 1076 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Bey tarafından fethedilerek 30 yıl Türklerin egemenliğine girdikten sonra Sultan Kılıçaslan’ın ölümünden sonra 1106 yılında tekrar Bizanslıların egemenliği altına girmiştir. 1329 yılına kadar Bizans egemenliğinde kalan Edincik bu tarihte Orhan Bey tarafından fethedilerek tekrar Türklerin egemenliğine girmiştir. Evliya Çelebinin Seyahatnamesinde Edincik´in isminin "Aydıncık Kadılığı" olarak geçtiği ve burada ipek böcekçiliği yapıldığı, tabakhaneleri ve tersanelerinin meşhur olduğu ifade edilmektedir. Edincik´te Osmanlı Devletinin kuruluş dönemine ait Ulu Camii (1368), Kümbet Camii (1470), gibi önemli eserler bulunmaktadır

EDİNCİK MEYDAN

TARİHİ EDİNCİK EVLERİ
Edincik Beldesi tarihi evleriyle büyük ilgi görüyor.Beldede bulunan yaklaşık 120 ev koruma altına alındı.

TARİHİ EDİNCİK EVLERİ
Evlerin mimari şekli genelde giriş katı MAĞAZA (depo ve çalışma kapalı alanı) olarak inşaa edilmiş, Zirai ürünlerin depo, saklama, üretim ve tanzim yeri olarak kullanılmıştır. Nerede ise Mağazasız ev olmaz denilse yeridir. Edincik´te eski yapılarda Osmanlı Mimarisini görmek hala mümkündür. İyi bir Edincik evi´nde girişte sarnıçlar (eskiden ağaç fıçı, şimdi ise beton havuz şeklinde) geniş bir çalışma alanı bulunurdu. Üst yaşam katlarında ailenin daimi yaşadığı oda, Misafirin gelip oturduğu en güzel köşe, Çeyiz odası, ve kişilere göre yatak odaları bulunur ayrıca en üst katta kahve keyfi odası da bulunurdu.

TARİHİ EDİNCİK EVLERİ
Edincik beldesindeki bu tarihi Osmanlı evleri koruma altına alındı. Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanlığı'nca yıkılmasına ve tamirine izin verilmeyen birinci derece tarihi eser sayılan 150 yıllık Osmanlı evleri koruma altına alındı

TARİHİ EDİNCİK EVLERİ
Edincik, Osmanlılar zamanında önemli bir yerleşim merkeziydi. Her sokakta tarihi cumbalı evler var. 120 civarındaki tarihi ev, turistler tarafından büyük ilgi görüyor. Balıkesir İl Kültür Müdürlüğüne bağlı uzmanlar 15 Şubat 2010 tarihinde Edincik beldesindeki Osmanlı ve Anadolu Selçuklular dönemine ait 49 tarihi evin ülke turizmine kazandırılması konusunda çalışma başlatacak. Uzmanlar mülkiyeti vatandaşlara ait olan bu tarihi evlerin turizm amaçlı olarak kullanılacağı konusunda belde sakinlerinden taahhütna-me alacak. Taahhütnamenin alınmasıyla birlikte bakanlık bütçesinden aktarılacak kaynaklarla evler restore edilecek.

BANDIRMA CUMHURİYET MEYDANI VE ATATÜRK HEYKELİ
Fotoğraftaki Atatürk Anıt 1961´de Şadi Çalık tarafından yaptırıldı. Yeni sahil bandı projesinin en önemli parçalarından biri de yeni Cumhuriyet Meydanı düzenlemesidir. Şu anki Atatürk Anıtı’ndan itibaren başlayacak yeni proje ile, sahil bölümü çok güzel bir görünüme kavuşurken, Bandırma’ya yakışır bir Cumhuriyet Meydanı da kazandırılmış olacak.Yeni projede; dekoratif yer döşemeleri, özel aydınlatmalar, 5 bin 500 metrekare büyüklüğünde Cumhuriyet Meydanı, çay bahçeleri, eski iskele binası tarafında bulunan çınarların altında dekoratif havuz ve çeşitli yeşil alan düzenlemeleri yer alacak.

BANDIRMA İSKELE BİNASI (YENİ NİKAH SALONU BİNASI)
Bandırma’da bulunan az sayıdaki tarihi binalardan biri, Bandırma denilince akla ilk gelen binalardan “eski iskele binası” olarak anılan binadır. Binanın yapımına 1925 yılında başlanmıştır. Cumhuriyet sonrası, ülkenin yeniden inşa edilmesi kapsamında Bayındırlık Bakanlığı tarafından başlatılan bir çalışma dahilinde Bandırma’ya da bir iskele binası yapılması kararlaştırılmıştır. Çoğunluğu büyük kentlerde olmak üzere, ülke genelinde inşa edilmiş olan 1350 civarında yapıdan biridir. Eski, iskele binası, “Mili Mimari Akımı"na tipik bir örnek teşkil etmektedir. Kubbeler, orijinal sivri kemerler, tonozlar, büyük saçaklı çatılar, Selçuklu tarzı korniş ve çini kaplamalar, "Milli Mimari Akımı"nın tipik ögeleridir. Seçmeci bir anlayışla bir araya getirilmişlerdir. Binanın yapımı için önce deniz doldurulmuş, sonra da temelleri atılmıştır. Bina 1926 yılında tamamlanmıştır. İlk halinde binada kubbeler mevcutken, şiddetli bir fırtına ile birlikte uçan kubbeler bir daha yerine konulmayıp, şimdi yerlerinde kiremit kaplama vardır. Bina şu an Nikah salonu olarak hizmet vermektedir.

TARİHİ BANDIRMA İLKÖĞRETİM OKULU BİNASI
Bu bina Bandırma’nın tarihi bilinen ve ayakta duran en yaşlı binasıdır. Çünkü bu bina 1850’den önce yapılmış bir binadır. Bu bina Bandırma’nın zahire tüccarlarından Rum Cemaate mensup İsteryanos (İstelyanos) efendi tarafından yaptırılmıştır. 2 katlı kargir bina 4 beyaz mermer sutun üzerine inşaa edilmiştir. Denize nerdeyse sıfır yapılmış bu binanın denize sundurmasıda mevcuttur. Bu bina Osmanlı’nın son dönemlerinde askeri karargah binası olarakta kullanılmıştır.Çanakkale savaşları sırasında 5. ordunun karargahı olan bina bu harp içinde önemli bir mekandır. I. Dünya Savaşı bitip kurtuluş harbide sonuçlandığında bu bina Yunanlılar’ın yaktığı belediye binasının yerine belediye binası yapılmıştır.1936 yılından beri okul olarak hizmet vermektedir.

BANDIRMA BOĞAZ KÖPRÜSÜ
Boğaziçi Köprüsü model alınarak, inşa edilen köprünün ayakları için Bandırma Belediyesi denize kazık çakabilen özel deniz taşıtları kiraladı. Geçtiğimiz yaz tamamlanarak, tıpkı Boğaziçi Köprüsü gibi ışıklandırılan köprünün fotoğraf karelerinde İstanbul’u çağrıştırmasının dışında herhangi bir fonksiyonu bulunmuyor. Yenilenen Bandırma'da sahil kesimine estetik bir güzellik veren köprü gün batımlarında seyrine doyum olmayan bir manzaraya dönüşmesiyle, Bandırmalıların ilgi odağı olmaya başladı.Özellikle kente gelen misafirlerin ilgisini çeken ve önünde hatıra fotoğrafı çektirdikleri minyatür Boğaz Köprüsü 76 metre uzunluğunda ve 200 bin YTL'ye mal oldu.

BANDIRMA ARKEOLOJİ MÜZESİ
Bandırma Arkeoloji Müzesi devlet vatandaş işbirliği ile yapılmış, teşhir ve tanzim işleri tamamlanarak Haziran 2003 tarihinde ziyarete açılmıştır.Bahçesi ile birlikte 4.500 m2'lik bir alana sahip olan müze binası 750 m2 olup, bodrum ve zemin kat olarak bal peteği planında yapılmış, çatısındaki fenerleriyle Osmanlı Dönemi mimarisini andırmaktadır. Bahçe en altta otopark alanı olmak üzere sekiler şeklinde düzenlenmiş ve çeşitli dönemlere ait eserlerle donatılmıştır. Müzede Eski Tunç Çağından başlayıp, 20. y.y. başlarına kadar olan sürede bölgede hüküm süren tarihi dönemlere ait eserler titizlikle sergilenmektedir. 1149 adet envanterli eseri bulunan müzenin teşhir salonlarında sergilenen eserlerin büyük çoğunluğu Daskyleion Ören Yeri ve Kyzikos Antik Kentinde yapılan bilimsel kazılardan çıkartılan eserlerdir. Eserlerde ağırlık Pers ve Roma Dönemine ait olup, M.Ö. 5-4 y.y.'a ait Mühür Baskıları (Bulla), aynı döneme ait Mezar Steli, Attis Karyatid'i, Kharitleri (ilham perileri) simgeleyen Rölyef, Kyzikos sikkeleri ve Pers sikkeleri öne çıkan tarihi eserlerdir.


BANDIRMA SON KURŞUN ANITI
Bandırma'nın hemen yanında bulunan, kent merkezinden ve Erdek'in batısından görülebilen Ayyıldız Tepede bu işgalden kurtuluşu ve zaferi sembolize eden bir anıt bulunmaktadır. Son Kurşun Anıtı olarak bilinen bu anıt, 1974 yılında betondan yapılmış tüfeklerin çatılmasıyla oluşturulmuş olup, anıtın hemen yanında Bandırma’nın kurtuluşu sırasında şehit olan 80 kahramanın isimlerinin yer aldığı iki de kitabeye sahiptir.

AYYILDIZ TEPEDEN BANDIRMA'NIN GÖRÜNÜŞÜ

BANDIRMA KÖRFEZİ
Bandırma'ya hayat veren körfez , Marmara Bölges'nin en önemli ve işlek körfezlerinden biridir.Denizyolu ulaşımında da Bandırma, son derece rahat bir konumda bulunmaktadır. Gelişmiş ve donanımlı limanı ile Marmara Bölgesinin giriş kapısı özelliğini taşımaktadır. 1998 yılında başlatılan İstanbul-Bandırma arasındaki hızlı feribot (araç + yolcu) ve deniz otobüsü (yolcu) seferleri, Bandırma – İstanbul ulaşımına büyük kolaylık getirmiştir. Yaz aylarında karşılıklı altı seferin üzerine çıkan yoğun taşıma programı ile, iki saat gibi kısa bir zamanda, üstelik rahat bir yolculukla İstanbul’a ulaşmak mümkündür.

DOĞANIN BANDIRMA'YA SUNDUĞU BÜYÜK NİMET:"RÜZGAR ENERJİSİ"
Rüzgar enerjisi uygulamalarının diğer enerji kaynakları uygulamalarına göre birçok üstünlüklerinin bulunması, son yıllarda EIE idare sininin ve bir çok özel sektör kuruluşunun yapmış olduğu ölçüm çalışmaları ile ortaya çıkan yararlanma potansiyeli, rüzgar enerjisi konusunda teknolojik gelişmeler ve Türkiye de rüzgar enerjisinden yararlanmaya yönelik olarak başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların yoğun çabaları dinamik bir ortamın oluşmasını sağlamıştır. Bunun sonucunda, bir çok özel sektör kuruluşu çeşitli rüzgar potansiyelini belirleme ve olabilirlik çalışmaları yaparak rüzgar santralı kurup işletmek için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına başvurmuşlardır.
BANDIRMA KUŞ CENNETİ( KUŞCENNETİ MİLLİ PARKI ) Kuruluşu : 1959 Konumu : Milli park; Marmara Bölgesi’nde, Balıkesir ili, Bandırma ilçesi içerisindeki Kuş Gölü’nün (Manyas Gölü) kuzeydoğusunda yer alır. Ulaşım : Bandırma’ya 19 km uzaklıkta bulunan milli parka, Balıkesir-Bandırma karayolu ile ulaşılır. Kaynak Değerleri : Kış mevsiminin sonlarına doğru Kuş Gölü’nün suları yükselmeye başlar ve kuzeybatı kıyısındaki , küçük söğüt korusunu ve etrafındaki sazlıkları kaplar. Kışın bahara döndüğü günlerde soğuk devreleri güney ülkelerinde geçiren göçmen kuşlar, yuva kuracak yer olarak sessizlik içindeki Kuşcenneti Milli Parkı’nı seçerler. Yuvalarında yumurtlar, kuluçkaya yatarlar. Yavrular gözlerini burada açar, beslenir, büyür, serpilir ve gelecek yıl yine gelmek üzere uzaklara uçarlar.
Göl suları, söğüt korusu ve sazlıkların sağladığı beslenme, güvenlik ve barınma olanakları ile elverişli iklim şartları, Avrupa-Asya kıtaları arasında büyük kuş göçlerini bu küçük yurt köşesine yönelterek, yörenin milletlerarası seviyede ün kazanmasına neden olmuştur.
Kaşıkçıdan balıkçıllara, çeltikçiden karabataklara, saz bülbülünden pelikan-lara, kuğudan kazlara, ördeklere kadar kuluçka yapan, kışlayan ve göç sırasında uğrayan 266 kuş türünden 2-3 milyon kuş her yıl buraya uğramaktadır.
Kuşcenneti Milli Parkı’nın, ülkemizdeki diğer milli parklardan farklı özel bir yeri vardır. Milletlerarası düzeyde önem taşıyan milli parktaki kuş zenginliği ve milli park tanımı içindeki başarılı koruma uygulaması nedeniyle, 1975 yılında Avrupa Konseyi’nce A sınıfı Avrupa Diploması verilmiştir. 1981-1986-1991 ve 1996 yıllarında bu diploma yenilenmiştir.
2003 ve 2004 yıllarında yapılan arazi çalışmaları ile Kuşcenneti Milli Parkının sınır genişletme çalışmalarına başlanmış ve 06.06.2005 tarihli ve 2005/8955 sayılı yayınlanan Resmi Gazete ile sınırları genişletilerek 24047 ha ulaşmıştır.
Görünecek Yerler : Milli Parkta, kuş yaşamının ilgi çekici dönemlerini izleme imkanı, Mart-Temmuz ve Eylül-Ekim ayları arasındadır. Gözetleme kulesinden geniş bir çevre gözetlenebilir. Mevcut Hizmetler : Müze ve idare merkezinde kuşlar hakkında geniş bilgi verilmektedir. Milli parkta bilimsel araştırmalar yapmak, park yönetiminin iznine bağlıdır. Konaklama : Konaklama ve yiyecek hizmetleri yoktur. 1 km uzaklıktaki Sığırcıatik köyündeki pansiyonlar kullanılabilir

Yukarıdaki fotoğraf , fotoğraf makinesi ile dürbünden çekilmiştir.Bandırma Kuş Cennetinde kuşların konakladığı alanlara giriş yasak.Ziyaretçiler, ancak Kuş gözlem kulesinde, bekçilerden alınan dürbünlerle kuşları gözlemleyebiliyor.Çünkü kuşların kesinlikle rahatsız olmaması gerekiyor.Dürbünle yapılan gözlemlemede son derece keyifli.Kuşları rahatsız etmeden yapılan dürbünle gözlemle , sanki kuşların yanında gibisiniz.Kuşların en ufak yüz ve kanat hareketleri takip edebiliyor, çeşit çeşit tanımadığınız onlarca güzel kuşu neşe ve hayranlıkla inceliyorsunuz.Hava çok soğuk olmasına karşın bizim Kuş gözlem kulesindeki gözlemimiz 45 dakika sürdü.Kesinlikle çok eğlenceli bir deneyimdi.
Bekçilerden aldığımız dürbünlerle kuşları inceledik, o güne kadar görmediğimiz bir çok değişik kuş türünü görme imkanını bulduk.

Kuş Gözlem Kulesi.Milli Parktaki ana binadan yaklaşık 5 dakikalık bir yürüyüşten sonra ulaşıp , kuşları gözlemleyip inceleyebilmeniz için yapılmış kule.Kule dışındaki herhangi bir alandan kuşların bulunduğu alanlara girmek ve yaklaşmak yasak.

Aşırı soğuklar ve yaşanan kar yağışları dolayısıyla gölün kıyıya yakın yerleri buz tutmuştu.

Ana binada bulunan ve burada yakalanan canlı türlerinin sergilendiği , çeşitli açıklamalarla ziyaretçilere tanıtıldığı küçük ama şirin müzesi.

Ülkemizin doğal güzellikleri arasında ayrı bir yeri olan Bandırma Kuşcenneti Milli Parkı, Kuşgölü’nün kuzeydoğu kıyılarında yer alır. Bandırma-Balıkesir karayolunun 15. kilometresinden güneye sapan 3 kilometrelik bir yolla Kuşcenneti’ne ulaşılır.

Kuşcenneti’nin “Milli Park” olarak ayrılmasının tek nedeni, barındırdığı kuş topluluklarıdır. Kuşcenneti Ülkemizdeki milli parklar içinde en küçük olanıdır. Küçüklüğüne rağmen,Kuşcenneti en çok ziyaretçi çeken milli parklarımızdan birisidir.

Kuşcenneti’nde 1975 Haziranına kadar 138 kuş türünün varlığı tespit edilmiştir. Daha sonra çeşitli zamanlarda yapılan sayımlar sonucunda yapılan sayımlar sonucunda bu rakam 255’e çıkmıştır. Kuş türlerinden 66 tanesi Milli Parkta düzenli olarak her yıl kuluçka topluluğuna katılmaktadır. Geri kalanlar ise, göçler sırasında Kuşcenneti’ne uğramaktadır.

64.1 hektarlık çok küçük bir sahada 266 değişik türden 2-3 milyon kuşun bir araya getirdiği benzersiz güzellikteki tabiat, Kuş Cenneti'nin yaşayan ve çok iyi korunan bir doğa mirası olduğu gerçeğini Avrupa ve dünyaya kabul ettirmiştir.

Milli Park içerisindeki ana bina içerisinde bulunan Kuş Gözlem Merkezinde koltuğunuza oturup , milli parka yerleştirilmiş 5 ayrı kamera ile kuşların hareketlerini canlı olarak takip edebilirsiniz.Görevlinin önünde bulunan kumanda panosu ile kameralar istenen yöne ve kuşa çevrilmekte , yakın çekim ile ayrıntılı ve net olarak kuş gözlemi imkanı sağlanmaktadır.Eğer yolunuz buraya düşerse tam 3 Tl ve öğrenci 1,5 Tl karşılığında bu eşsiz harika Bandırma Kuş Cennetini gezebilirsiniz.
|